Türkiyenin en kapsamlı forum/yorum portalı olacak olan sitemize katkıda bulunmak ister misiniz? Moderatorler/Yöneticiler aramaktayız. BİZE YAZIN >>

THE ORDER 1886 | Sadece PlayStation'da Mümkün!

Kullanıcı avatarı
birey
Mesaj: 54

THE ORDER 1886 | Sadece PlayStation'da Mümkün!

Mesaj#1 » 2015 Şub 21 09:31

TheOrder-1.jpg
TheOrder-1.jpg (139.61 KiB) 1041 kere görüntülendi

https://www.youtube.com/watch?v=SpfpL-e9vPo
-KARAKTERLER-

Ana karakterlerin dördü de Birlik'in orijinal şövalyelerinin isimlerini benimsemekte ve onların şanını devam ettirmektedirler.

Grayson (Ghalad): Sör Galahad unvanını benimseyen üçüncü şövalyedir ve kardeşliğin düşmanlarına karşı asırlardır savaşmaktadır. Malory'i üstadı, Lafayette'yi dostu olarak görmektedir. Isabeau'ya ise duygusal hisler beslemektedir. Usta bir iz sürücü, içgüdülerine ve yeteneklerine güvenen bir avcı olan, Half-breeds (Melezler) ile yıllardır savaşan Grayson, Birlik'in efsanevi üyeleri arasında yer almaktadır. Günden güne tanık olduğu şiddetten bıkmış ve duygusuzlaşmış olan Galahad, soğukkanlı, sakin, profesyonel davranışlarıyla yaşamaktan bıkmış biridir. Oyunda yönettiğimiz karakterdir aynı zamanda.

Sebastian Malory (Sör Percival): Thomas Malory'nin soyundan gelen Sebastian Malory, Sör Percival unvanın da ikinci sahibidir. Malory, Birlik tarihindeki en güçlü şövalyelerden biri olarak görülmektedir. Grayson'ın da yakın arkadaşıdır. Güç ve kabiliyet bakımından Galahad ile boy ölçüşebilecek az sayıdaki şövalyelerden biridir. Birlik'teki en eski Şövalye'lerden biri olarak komuta seviyesindedir ve hukukun dışında bir olay gerçekleştiğinde göreve hazırdır.

Isabeau D'Argyll (Lady Igraine): Birlik'teki genç şövalyelerden biridir. Yirmili yaşlarının sonunda gözükmesine rağmen oldukça yaşlıdır. Lady Igraine unvanının son sahibidir. Grayson'ın öğrencisidir ve Birlik ile bağları bu kadar sıkı olmasa Grayson ile aralarında bir aşk yaşanabilirdi. En yetenekli ve bildiğini okuyan Şövalyeler'den biri olan Isabeau, Galahad ile ortak bir saygıyı paylaşırlar ve ortak düşmanları vardır.

Marquis de Lafayette: Amerikan Bağımsızlık Savaşı ve Fransız Devrimi sırasında taktiksel dehası sayesinde göreve alınan Lafayette, Sör Percival’in çırağı olarak hizmet etmektedir ve ekibin değerli bir üyesi olmuştur. Zor zamanlarda özgürlüğe ve kurtuluşa olan tutkusu neredeyse aşırılığa kaçmıştır. Grubun en genç ismi olmasına rağmen görmüş geçirmişliği, onu farklı ve anlaşılması güç bir insan gibi göstermektedir. Genç bir öğrenci olduğu için (en azından diğerlerine oranla) henüz hiçbir şövalyenin unvanına sahip değildir.


ALTERNATİF TARİH VE STEAMPUNK

The Order: 1886 bizi daha en başından, içeriğine dair ettiği bu iki sözcükle tavlayıveriyor: alternatif tarih ve steampunk. Oyun on dokuzuncu yüzyıl Londra’sında, sanayi devriminin en şaşaalı günlerinde geçiyor; fakat hikâyenin başlangıcı çok daha eski bir zamana, Karanlık Çağ’a dek uzanıyor. Altıncı ya da yedinci yüzyıl sularında bazı insanlar genetik olarak diğerlerinden farklılıklar göstermeye başlar ve bunun sonucunda da “Half-Breed” adlı yeni bir ırk ortaya çıkar. Her ne kadar insanlar nüfus çoğunluğunu ellerinde tutsalar da kurtadamları andıran bu yeni ırkın sayısı da gün geçtikçe yadsınamayacak derecede artar. Çok geçmeden iki taraf arasında çatışmalar, sonrasında da savaşlar patlak verir. İnsanoğlunun kaybetmeye mahkûm olduğu bir savaş…

Derken Arthur adında bir adam ortaya çıkar ve insanlığı kurtarmak için Order adlı bir şövalyelik tarikatı kurar. Yuvarlak Masa Şövalyeleri’nin alternatif bir versiyonu olan bu grup “kara su” denilen gizemli bir karışım sayesinde oldukça uzun bir yaşam ve çabuk iyileşme yeteneği kazanmaktadır. Yaşlanmaya devam ederler, fakat bu süreç o kadar yavaşlamıştır ki yüzyıllar bile geçse hâlâ genç görünmektedirler. Bu da onlara yabana atılmayacak bir savaş tecrübesi kazandırmaktadır. Yine de hâlâ birer ölümlüdürler ve dikkat etmedikleri takdirde öbür tarafı boylamaları işten bile değildir.

İki ırk arasındaki savaş yüzyıllar boyunca devam eder, Order’ın şövalyelerinin tüm çabalarına rağmen ibre hâlâ Half-Breed ırkından yanadır. Derken, on dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru savaşın gidişatını değiştirecek bir gelişme yaşanır: sanayi devrimi. Zamanının ve savaşın gereksinimleri bilim adamlarını farklı buluşlara yönelttiği için de dünya kaçınılmaz olarak steampunk bir atmosfere bürünür. Zeplinler havada süzülür, buharlı makineler dört bir yanda kol gezer ve (bizi en çok ilgilendiren tarafı) birbirinden ilginç silahlar Order şövalyelerinin emrine amade olur. Böylece savaşın gidişatı da insanların lehine doğru değişmeye başlar.
TheOrder-2.jpg
TheOrder-2.jpg (164.96 KiB) 1041 kere görüntülendi

BUHARLI MASA ŞÖVALYELERİ

Order şövalyeleri kendilerine yenilmez ve efsanevi savaşçılar imajı verebilmek için ilginç bir yola başvuruyor: Ölen şövalyenin yerine geçen kişi öncülünün adını alarak savaşmaya devam ediyor. Bu yüzden oyunda yönettiğimiz karakterimiz Sör Galahad, aslında Grayson adıyla doğmuş ve Galahad kisvesine bürünerek savaşmaya devam eden üçüncü şövalye. Grayson, gerçek Galahad’ın yerine yüzyıllar önce geçmiş ve tıpkı Kral Arthur efsanesinde olduğu gibi zamanla tarikatın en yetenekli şövalyelerinden biri hâline gelmiş. Yine de, tarikatın diğer şövalyeleri gibi, o da çok uzun yaşamanın getirdiği dertlerden muzdarip. Çok şey görmüş, çok şey yaşamış ve pek çok insanın gerek savaşta gerekse yaşlılıktan öldüğüne şahit olmuş. Bu da onu hayatı, tarikatı ve amacını sık sık sorgulayan karamsar bir adam hâline getirmiş.

Galahad’a oyun boyunca üç kişi daha eşlik ediyor. Bunlardan ilki Sör Percival adı altında savaşmaya devam eden ve tarikatın en yaşlı şövalyesi olan Sebastian Malory. Kendisi aynı zamanda Galahad’ın en yakın dostu ve akıl hocası. İkincisi Leydi Igraine (Kral Arthur’un annesinin ismi) adı altında savaşmaya devam eden ve Galahad’ın öğrencisi olan güzeller güzeli Isabeau D’Argyll. Galahad ve Igraine birbirlerinin hem dostu, hem müttefiki, hem dengi, hem de asla kavuşamayacakları aşkı. Çünkü tarikatın emirleri gereği iki şövalyenin duygusal ilişkiye girmeleri kesinlikle yasak. Üçüncü ve son karakterimizse tarih derslerinde uyumadıysanız kolaylıkla hatırlayabileceğiniz, Amerika Bağımsızlık Savaşı ve Fransız Devrimi’nde önemli bir rol oynayan Marquis de Lafayette. Çıraklık dönemini tamamlamadığı için henüz bir şövalyenin adını almamış olan Lafayette esprili havasıyla Galahad’ın karamsar yapısına tam bir tezat oluşturuyor.

Bu dört kişilik şövalye ekibi tıpkı Gears Of War’dakine benzer bir şekilde tüm oyun boyunca beraber hareket edecek. Silahlarımız da onlarınkileri hiç de aratmayacak gibi görünüyor. Çok amaçlı Combo Gun, rakiplerimize şimşekler saçan Arc Gun ve toplu imha silahımız Thermite Gun bunlardan sadece bazıları.

Oyun 1886’nın Londra’sında geçiyor. Yapımcı firma Ready At Dawn dönemin özelliklerini başarılı bir şekilde yansıtabilmek için Londra sokaklarında 38.000’in üzerinde fotoğraf çekip dönemin uzmanlarıyla bol bol karşılıklı fikir alış-verişlerinde bulunmuş. Bununla da yetinmeyip o zamanlar kullanılan kılık kıyafetleri de dikkatlice araştırmışlar. Böylece oyunda karşılaşacağınız her sokağın, her kıyafetin ve her mimarinin gerçeğine yakın olmasını amaçlamışlar. Şövalyelerin kıyafetleri gibi kasten değiştirilmeyenleri elbette… Ayrıca oyun içerisinde pek çok tarihi karakterle karşılaşacağımız da kulağımıza fısıldananlar arasında.
TheOrder-3.jpg
TheOrder-3.jpg (109.48 KiB) 1041 kere görüntülendi

UNCHARTED ESİNTİLERİ

Her ne kadar savaşlar ve silahlar oyunda büyük bir yer kaplayacak olsa da yapımcıların bizleri vurmayı hedeflediği asıl nokta bunların ikisi de değil. Oyun daha çok sinematik anlatım ve karakterler arasındaki gerçekçi etkileşim üzerine odaklanacak. “Naughty Dog’un Uncharted ve Last Of Us’ta yaptığı şeyi başarmak istiyoruz. Karakterleri arasındaki o ilişkiyi yaratmak istiyoruz. Naughty Dog’u kendimize yakın görüyoruz,” diyor firma yetkililerinden Ru Weerasuriya. Çatılarının altında Blizzard ve Naughty Dog’tan ayrılan yapımcıların olduğu düşünüldüğünde bunu başarmamaları için bir neden yok gibi görünüyor.

Oyunun görselleri şimdiden inanılmaz görünüyor. E3’te yayınlanan tanıtım videolarının tamamen oyun içi grafiklerle hazırlandığını söylersem ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız sanırım. Fizik motoru da benzerlerinden bir hayli farklı; çünkü çoğu oyunun aksine katı fizik kurallarını değil de daha esnek kuralları uygulamaya yönelik olarak hazırlanıyor. Örneğin metaller kırılmadan önce eğrilecek veya ahşap yüzeyler parçalanmadan önce esneyecek. Hepsini kendinde bir dayanma gücü olacak elbette.

https://www.youtube.com/watch?v=tZApOsCc1oI
https://www.youtube.com/watch?v=YuqBW0FLjL8

“TPS” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron

Giriş  •  Kayıt